Kategoriler
Şiir

Beklenmeyen – Deus Ex MACHINA

kırık karpuz çekirdeği, yırtık bahar yaprağı
içimde fokur fokur denizle geri döndüm
sinemadan en son çıkan bir bulut ve bir uyku
içtimaya ilk gelen otuz yaşında yüzüm

koştum hızla eski ateşleri, kardeşleri dirilttim
kaçtım ince kışı çatan orospu sokaklardan
orospu ilahlardan kurtardım öz secdemi
kalbe saplı duran bıçağı içeriden sivrilttim

içeriden çıkmış bir halle dışarıdan geldiğimde
bütün yurdu tutmuştu bir cesedin kokusu
gözü aç, başında taç, sahte bir yalvaçtı bu
fakültede tam on saat alkışlanan orospu

toprakta tam otuz yıl beklemiş lazarus gibi
kendi ellerimle dirilip şiir yazıyorum
kendi ellerimle hazırlıyorum bunu
“evde bomba yapmak” google’dan aratıyorum

özbenliğimi arıyorum karartmadan mumu
ince ince dokunan ekmeği ve sararan ebegümecini

uzun uzun yol aldık bir sandık yığını kadar
göğe serpilip yosun tuttuk yoğun bulutta tar
öğleleri çoban sürüsüne saklanan pireler ve abdallar
tarla boyunca sakin periler ve ilahlar

çünkü ölüyor elimizde ne varsa
ellerimizi arıyoruz sonra bulmak için dünyayı
dünyayı ve türkiyeyi unutuyoruz ama
kalbimize dokunmak için artık sadece şiir var

müzikle sulamak dikenleri ve tayları
ölgün çimenlere bağdaş kuran yaşam ve bulantıyı
ol an. göğsümüzde beliren kızıl bir tufan
salıncaklara bağlanan tülbentten arta kalan

artık sadece özneler var ve insanın ürettiği dünyadan uzaklaştık. bize dokunan yalnızca şiir değil, gerçeğin ve anti gerçeğin dünyası ve hâlâ dokunabiliyorsak evrene ve evren bile kısıtlı bir alanda ilerlerken, ilerlemeye çalışırken ben sonsuzluğa açtım şu kendimi. şu kendim de tek bir insandan, tek bir şairden, tek bir özneden değil artık oluşmuyor. 

bulunmazı bulup bilinmezi bildiren
elleri kır bir bozbaykuş tutup zamanı
derinine teper açtığı yuvasından
kuyunun loş kumpanyasını söndürerek
birkaç zamanı siler, yaban dünyasından

gördü tanık bütün delilleri, tanrılara atfedilelen gizemi
yürüyen kozmos ve düşegelen köpeği
içinde alaşağı akıp giden tini. son bir tıkanç.

son bir gizem ve kelimeler, artık tokunduğu taşlardan kalkan, sayfaya mürekkep olarak bile değmeyecek bir türkçe olarak, artık bir enstrüman; gerçeği ve anti gerçeği çalan sadece ses ya da görüntü olarak kalkmalıyım ayağa. sadece gerçek olmayana değil gerçek olana da dokunacak bir…. YAZILIYORUM. Yazılıyorum ama bunun bilincinde değilim. Yazıyım ama sadece görüntüden değil aynı zamanda düşünceden ibaretim.

düşünce açar kendini türkçe bir sayfaya
kartallara insan dili öğretmek gibi zordur
uçarak aşmak dünyanın gerçeğini
ama bir şekilde vuracağım yokluğun mührünü varlığa.

 

Beklenmeyen, Deus Ex MACHINA
#sin17, 2019.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.